Görmeyince yok mu sandınız

Görmeyince yok mu sandınız

Görmeyince yok mu sandınızİnsanlar arasındaki bağın ne şekilde olduğunu ve ne şekilde değişikliğe uğradığını, her bir birey gözlemler. Çünkü görebilecek belirtileriyle yaşanır her şey. Yani iyi olan iyidir herkesçe. Kötü olan da kötüdür. Bu en bilindik tarafıdır yaşamın. İşte bu bilinirliğe rağmen yaşanmakta her şey.
Samimi olduğu arkadaşının arkasından konuşabilen, bir sürü insan var çevremde. Nasıl bir samimiyet? Ya da ne fark eder sevmediği, hoşlanmadığı halde sırf çıkarı söz konusu diye sever gibi davranan… Nasıl bir sevgi? Görmeyince yok mu sandınız
Yan yana omuz omuza verdikleriyle aslında gizliden gizliye plan kurdukları için günü geldiğinde “Paralel..’’ diyerek ayrışanlar var. Bazen birbirinin arkasından iş çevirenler, bazen yakınından, yakınanlar…Birbirlerinden öylesine bıkmışlar.
Herkes birilerinden dertli ama kimse birbirinin yüzüne söyler değil. Nedense hep açığa vurmamaya dair söylenen sözler…Ne olabilir ki sebebi? Belki çıkarları zarar görmesin diyedir. Belki de utancı saklamak niyetiyledir.Ne amaçla olursa olsun hep bir şeyleri gizli yaşamanın peşinde çevremdeki insanlar.
Birbirlerine olan gerçek duygularını örtmeye dair hep uğraşları. Bir görünen yüzleri var; birde içlerinde saklı tutup gün geçtikçe büyütüp gizli gizli besledikleri yanları…
Ne sebeple gizlenirse gizlensin iki yüzlülüktür bunun adı. Kendi aralarındaki bu işleyiş içten içe Rablerine olan ihanetin getirisi.
Allah’ın vasıflarını hiçe sayar bir halde yaşanıyor hayat; içinde bulunduğum toplum da. Günahları gizlediklerinde sanki gizli kalıyormuşçasına bir algı. Kötülükleri yaparken sanki Rab kendilerini görmüyormuşçasına hissettikleri, düşünceleri.
Zira Allah’ı gözleriyle görmemiştir hiç kimse. Yanında olmayan biri hakkında konuşabildiği gibi; Allah’ın yanında, şah damarından daha yakınında olduğunu da unutmuş bir halde oyalanıp durmaktalar.
Bir kötülüğü planlarken Allah’ın sinelerin özünde olanı bildiğini umursamıyorlar. Herkesten gizli yaptıklarını Allah’ın bildiğini. Açığa vurduklarını ve gizlide tuttuklarını Rabbin yazdığını umursamıyorlar. Allah’ın yarattığı insanlar olarak; Allah’ın yarattıkları ile bir hayat sürmekteler. Buna rağmen sanki Allah yokmuşçasına yaşamaya devam ediyorlar.
Çünkü görmüyorlar. Musa peygambere ‘’Bize Allah’ı açıkça göster!’’ diyenlerden sonra uzun zamanlar geçti. Yaşanan durum ise hep aynı kaldı. Toplum baskısı yüzünden dillendirmeseler de yaşamlarıyla ‘’biz Allah’ı açıkça görmedikçe iman etmeyiz’’ diyen insanlar ile dolu yeryüzü.
Yaşanan bunca kötülük, bunca zulüm, bunca kargaşa, bunca haksızlık, bunca cinayet ve daha niceleri… Hep insanların Allah’a gerçekten inanmamalarındandır. Gözleri görmüyor diye yok sanmaktalar.
Dillerindeki sözler yalnızca kendilerine ezberletilenden ibaret. Sırf birileri dedi diye inanılan ancak gerçekte hiçe sayılan, umursanmayan…Görmeyince yok mu sandınız
Peki hangisi gerçek iman? Görmediği halde yaşamının her anında kulluk edenin, sakınanın ki mi? Yoksa gördüklerine rağmen aşırılığa, haddi aşmışlığa gideninki mi?
Enam Suresi 103- Gözler O’nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.
Rad Suresi 10- Sizden sözü saklı tutan da, onu açığa vuran da, geceleyin gizlenen de gündüzün ortalıkta gezen de birdir.Görmeyince yok mu sandınız
11- O’nun önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allahın emriyle gözetip-koruyorlar. Gerçekten Allah, kendilerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar, bir toplulukta olanı değiştirip-bozmaz. Allah bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiç bir (imkan) yoktur; onlar için O’ndan başka bir veli yoktur.
Sinan Yazıcı

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.