Kaçıncı fırsat

kaçıncı fırsat

www.imaneden.net

Kaçıncı fırsatDurmaksızın devam ediyor yaşam. Her gün; eklenerek çoğalıyor, yeryüzünde geçirilen zaman. Aynı zaman da her geçen gün de, azalıyor kalan süre. Tek seferlik bir kum saati misali.Kaçıncı fırsat

Ne geçen zamanı geri alabiliyor ne de şuanı durdurabiliyor insan. Öylece akıp gidiyor ve bu akış içinde her bireye bir şeyler yaşatıyor Allah.

Geçmişten bu güne kaç olay yaşadık? Kaç düşünceye kapıldık? Kaç karar aldık ya da kaçından vazgeçtik?

Arkada bırakılanlara dair sorulabilecek bir yığın soru. Ve belki sayı olarak değil ama her bireyin kendini yani geçmişini bilebileceği kadar kendisine ait olan.

Hiç ara vermeden yaşanıyor Rabbin yarattığı olaylar. Peki ama neden? Neden yaşanılanlar düşündürüyor? Neden hissettiriyor ve değiştiriyor insanı?

İmtihandan başka yoktur verilebilecek bir cevap. Bu yüzden düşünen, akleden, hisseden, gören, duyan ve bilenleriz.

Bizi düşündüren ya da bir şeyler hissettiren her ne yaşıyorsak; aslında hakikate olan bağımızı görebilmek ve seçimlerimizle doğru bir birey olabilmek adına yaşatılmakta.

Bu doğrultuda; bu gün şuanlar içinde de bir şeyler yaşamaktayız. Bir yazıyı okuyor ya da bir şekilde bir şeylere şahitlik ediyoruz. Her gün olduğu gibi bu gün de Allah yazmakta yaşadıklarımızı. Ve hiç biri boşuna değil şüphesiz. Çünkü seçimler yapıyoruz küçük büyük demeden.

Yaşadığı her olay aslında Allah’ın verdiği bir fırsattır insanlara. Her işin içinde bir doğru bir de yanlış var ise; doğruyu ve yanlışı seçen bir bireyin olmaması düşünülemez. Zaten insan olmasa doğru ve yanlışın olması anlamını yitirmiş olur. Çünkü insana özgüdür iyi ve kötü.

Böyle diledi Allah ve böyle de imtihan etmekte. Bu yüzden yaşadığımız her olaya sormalıyız en samimi halimizle. ‘’Bu kaçıncı fırsat Rabbin bana verdiği?’’

Doğruyu seçen olmak ya da Rabbin razı olacağı bir kul olmak için daha kaç fırsatı geri çevirecek insan? Daha kaçından umursamayarak yüz çevirecek? Daha kaçı duyarsızlık içinde tüketilip gidecek?

Sormalıyız kendimize. Sormalıyız ki anlamına uygun olabilsin yaşadıklarımız. Değersiz değil çünkü; olsa olsa kendini ve kendi için yazılmışları değersizleştirmek olur diğer türlüsü.

Kaç fırsatımız kaldı dosdoğru biri olmak için? Bilmediğimiz bir soru olduğundan dolayı şu anımız değerli. Yaşadığımız son anı tüketiyoruz belki de. Ölüyoruz!

Bu güne dek yaşandı gitti. Nasıl yaşandığının sorgusu ve Rabbe olan mahcubiyeti ile bu günden sonra nasıl yaşayacağına karar vermeli insan. Kararı ile de kıyam etmeli vakit kaybetmeden. Son pişmanlığın fayda vermeyeceği o büyük gün gelmeden.

Fatır Suresi

36- İnkar edenlere gelince, onlar için de cehennem ateşi vardır.Onların ölmelerine ne karar verilir nede azapları hafifleştirilir. İşte biz, her nankör olanı böyle cezalandırırız.

37- İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: ‘Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım.’ Size orada, öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur.

Sinan Yazıcı

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.