Kimseyi yenemem

kimseyi yenemem

Kimseyi Yenemem
Kendinden bile habersizken her şeyin farkında bildi kendisini. Zaman akıp gitti öylece. Ama insanın sorunu hiç değişmedi.
Kendini üstün gören ile acizliğini bilen arasında her daim tek bir fark oldu.Aciz olan acizliğinden Allah’a sığındı. Kendini üstün gören ise hep kendini savundu.
‘’Yaşamım özelimdir!’’ algısının vardırdığı bir netice bu. ‘’Allah katında değerim ne olur?”diye sormayan, bunu dert etmeyenlerin dünyevi durumuna ilişkin korkusunun ifadesidir bu.
Allah her yaşamı, bireye has yaratmışken kendi yaşamının dışındaki her hayatı sorgulamıştır insan ancak sıra bir türlü kendine gelmemiştir.
Bu yüzden yaşamdan bahsetmeye çekiniyor çevremdeki insanlar. Kendileri ile ilgisi olmayan konuları açıp durmaktalar. Lafın bir şekilde kendi yaşamlarına geleceğini fark ettiklerinde ya konuyu değiştiriyor ya da çekip gidiyorlar.
Duymak istemiyorlar kendileriyle ilgili olanları. Düzelmeye niyetli olmadıklarındandır.Konu kendinden ötede ise çok rahattır söylediklerinde. Doğruluğu ve yanlışlığı o kadar iyi bilmektedir ki en ince ayrıntısına kadar dile getirmektedir olması gerekenleri.
Birini seçmiştir neticede. Kendinden başka herhangi birini. Bir başkası hakkında konuşacak ve söyledikleri kendisini bağlamayacak havasındadır.
Halbuki kendine biçilmiş yaşam önce kendini görmesi için yaratılmıştır. Kendine verilen fırsatlar, kendine verilen değerler, hallerini görebileceği durumlarla donatılmışken kendini dipsiz bir kuyuya bırakmışçasına saldırgandır çevresine karşı.
“O yanlış, bu kötü, böyle olmaz, öyle gitmez, şurada durma, onlar bilmez, yapmasınlar, etmesinler!!!”
Kendinden başkalarına çok cömert davranır da bir kendisine cimri kalır hakkı okumada
Ne yaman bir kötülüktür insanın kendisine yaptığı. Allah katında kendi yaptıklarıyla hesap verecekken kendisini kurtaracak olanlara sırt çevirir.Kendini sever, kendini korur, kendini savunur, kendine tapar! Hak ile batıl birbirinden apaçık ayrılmışken hakkı değil de kendi haklılığını(!)diretir kötülüğünden.
Aramızdaki bir meseleymiş gibi düşünür de hazır tutar hep kalkanlarını. Söylenen her sözü kendi aleyhine sanır. Zira kötülükleri her yanını sarıp kuşatmıştır.
Çevresine karşı açılmış gözleri, kendine kapanmıştır çoktan.
Başkasına hançer kesilmiş dilinin döktükleri, kendi kulaklarına mühür vurmuştur.
O kadar çok yarası vardır ki ilaç süreni tuz basıyor sanmaktadır.
Enam Suresi 104- Gerçek şu ki size Rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle görürse kendi lehine, kim de kör olursa kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde gözetleyici değilim.
Kimseyi yenemem ben. Ama yaşamım herkes ile konuşabileceğimdir. Şahit olunsun isterim.
Sinan Yazıcı”

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.