Oruç

Oruç

Oruç

Oruç

Oruç kelimesi, Yahudilere, Budistlere, Hristiyanlara, Müslümanlara ve bizlere bilgisi ulaşan tüm topluluklara, bir şey ifade eder. Şekilleri, ritüelleri, ifadeleri farklıdır ama vardır.

Kimileri sahiplenerek ifadelendirir. Kimileri de karşı durarak ifadelendirir. Kabul edenlerde etmeyenlerde rabbin yaratmasıyla istese de istemese de değer verdiklerine, önemsediklerine ifade ettikleri nefes aldıkları gibi mecbur oldukları işleyen bir durumdur oruç (kendini tutmak).

BAKARA/183- Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de

yazıldı. Umulur ki sakınırsınız.

Müminlerde dünyadaki topluluklardan bir topluluktur. Müminleri diğer topluluklardan ayıran yan; orucun sadece aç kalmaktan ibaret olmayışıdır.

Ramazan ayının önemiyle, aç kalmanın hissettirdikleri ile, dilini tutmasıyla, geçirdiği bir yılın muhasebesi ve hak edişiyle, paylaşımıyla aslında ramazan ayına nasıl vardıysa; kendisinin nereye vardığını görebilmesi, şükretmesi ve önündeki bir yılına olan plan, gayret ve duasıyla coşacağı, coşturacağı, tatmin bulacağı bir aydır ramazan. Değerlidir.

Herkese nasip olmaz bereketli ve rabbin takdiri ile sükun veren ramazan.

Kimileri bu aya erişince kendisini tutmak yerine salınıverir. Ayrışır ve aslında bir yılının gerçek olan duasıyla yüzleşir. Ve artık kendisini tutabilecek ne gücü vardır nede bilinci; Buda rabbin hak olan takdiridir.

Muhammed peygamber derki; “Nice oructutanlar vardır ki; orucundan kendisine kuru bir açlıktan başkası kalmaz”

Olması gereken orucun önemi ve faydasına dair, aslında kendimize etki edebilecek bir orucun nasıl şekillenmesi gerektiğinin ve ölçüsünün, insanın kendisinde olduğunu vurgulayan Muhammed peygamberin bir sözü; “oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle zedelenmedikçe kalkandır.”

Oruc sadece ramazan ayına has bir ritüel değildir. Allah’a inananların hayatlarının

Oruç sadece ramazan ayına has bir ritüel değildir. Allah’a inananların hayatlarının her alanında ihtiyaç duydukları ve sadece muttakilere etki eden arındıran bir yaptırımdır. Ödüldür. Fırsattır.

Bakara/196 Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc’da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlar, tamı tamına on (gün) oruç vardır.

Nisa/92- Bir mümine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mümini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mümini ‘hata sonucu’ öldürürse, mümin bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir. Onların (bunu) sadaka olarak bağışlamaları başka. Eğer o, mümin olduğu halde size düşman olan bir topluluktan ise, bu durumda mümin bir köleyi özgürlüğe kavuşturması gerekir.

Şayet kendileriyle aranızda antlaşma olan bir topluluktan ise, bu durumda ailesine bir diyet ödemek ve bir mümin köleyi özgürlüğe kavuşturmak gerekir. Bulamayan ise, kesintisiz olarak iki ay oruç tutmalıdır. Bu, Allah’tan bir tevbedir. Allah bilendir, hüküm

ve hikmet sahibidir.

Maide/89- Allah sizi, yeminlerinizde ki ‘rastgele söylemeleriniz den, boş sözlerden’ dolayı sorumlu tutmaz, ancak yeminlerinizle bağladığınız sözlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun kefareti, ailenizdekilere yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. (Bunlara imkan) Bulamayan (için) üç gün oruç (vardır.) Bu, yemin ettiğinizde yeminlerinizin kefaretidir.

Maide/95- Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe’ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir kefaret vardır.

Meryem/26- Artık, ye, iç; gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: ‘Ben Rahmana oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım.’

Ahzap/35- Muhakkak, teslim erkekler ve teslim kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, gönülden itaat eden erkekler ve gönülden itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah’tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah’tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allahı çokça zikreden erkekler ve (Allahı çokça) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır.

Adil olan Allah gerçekten tövbe edeceklere bu işaretlerle desteğini esirgeme mekte. Böylece Allah için yorulacağımız fırsatları bizlere sağlamakta ve tövbemiz den emin kılmakta inşallah

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.