Peki kimden dinleyeceğiz

Kimden öğreneceğiz

www.imaneden.net

Peki kimden dinleyeceğiz Bir soru var aklımda. Bazen çevremdekilerden duyduğum. Konuşunca ortaya çıkan çelişkinin vardırdığı bir soru. ‘’Madem öyle bize kim islamı anlatacak?’’ diyorlar. Sanki anlatılan bir şeymiş gibi. Sahi neydi bu işin aslı? İslam dediğimiz ne emrediyor da birilerinin anlatmasına ihtiyaçlı oluyor insan?

Ne anlatıyor vahy ? Ya da neye çağırdı peygamber? Sorular uzayıp gidiyor. Cevaplar ise; eğer muhkem olana uygunsa net ancak muhkemden uzaksa yığınla! Karmakarışık ve bulanık!

Muhkem diyoruz ya. Allah’ın koyduğu ve değişmeyecek olan düzen. Benden başka herkes; ben nasıl yaratıldıysam öyle yaratılmakta mesela. Benden başka herkes ben nasıl öğrendiysem öyle öğrenmekte. Benden başka herkes ben nasıl bilmekteysem öylece bilmekte.Peki kimden dinleyeceğiz

Takılmış isimler ne olursa olsun; şu alim bu hoca o profesör bu ordinaryüs. Sahteliği zihniyetinden belli olan uyduruk isimler. İnsanı insan olma vasfından çıkarmaya yönelik çabalar.Peki kimden dinleyeceğiz

Yemek yemiyor mu bunlar? Çay içmezler mi? Hasta olmaz uyumazlar mı? En az benim kadar insan değiller mi? Denenmiyor mu bu insanlar? Bir şeyler kaybetmiyor bir şeyler kazanmıyorlar mı? Kaybettiklerine olan isyanlarıyla-sabırlarıyla ya da kazandıklarına olan sevinçleriyle-şımarıklıklarıyla imtihan olmuyorlar mı? Sahip olduklarını paylaşma ile. Üstünlük taslama, insanları hakir görme ile.Peki kimden dinleyeceğiz

Kim bu adamlar? Benden daha mı insanlar Rabbin ol emri içerisinde? Yoksa ben mi eksik yaratıldım haşa. Ne bilinmesi gerekiyor ki yaşamın içinde? İhtiyacı olana biraz yemek bir parça ekmek vermek ne zamandır fıkıh konusu oldu? Zorda kalana yardım etmek ne zamandır bilinmez; birilerinin anlatmasına muhtaç?

İnsanlara iyilikle davranmak, sözüne değer vermek, çalmamak, hile yapmamak ne zamandır sadece alimlerce okunur? Allah’tan başka ilah yoktur ne derece anlaşılmaz?Peki kimden dinleyeceğiz

Böyle tarif edildiğinde yok değil mi cevabı? Evet böyle tarif edildiğinde..! Ama yaşam sanki bunlardan başka bir şeymiş gibi TAHRİF edildiğinde piyasada cirit atmaya başlıyor bu insanlar.

Yaşamaya değil de üstünü örtmeye ihtiyacı olanlar çoğaldığında prim yapıyor bu adamlar. Allah’a teslim olacağız diye doğru bir sözü diline dolamış halde boy gösteriyor; güya Allah’a davet ediyorlar.

Yaşamlarına baksan zerre iman yokmuşçasına zevkler çabalar uğraşlar. Neyine bakacağım sözüne mi yoksa ameline mi?

Anlattıklarına mı not vereceğim yoksa anlattıklarına rağmen yaptıklarına mı? Nerede kullanacağım ki bana verilmiş aklı ve duyguları bundan başka? Bu insanlara kör kalmayı seçenler daha en başında kendi yaşamlarındaki kötülüklere kör kalmaya razı olanlar değil mi?

Allah kimin kalplerine kulaklarına mühür vuruyor? Dünya hayatına dalanların zevkin sefanın peşinde olanların değil mi? Madem bunu bilmekteyiz öyleyse ‘’hakkı bize kim anlatacak’’ diye sormak yerine dünyalık istek ve arzulardan arınarak rabbin hidayetini ummak daha kârlı değil mi?

‘’kim anlatıcak’’ ‘’kimden öğrenicez’’ ‘’kim doğru kim yanlış’’ diye şaşkın şaşkın sormak yerine kötülüklerimizden arınıp doğruyu, doğru yolu Allah’tan dilemek daha sağlam değil mi? İslamı anlatan adamı aramak yerine islamı yaşayıp davet eden adam olmak üzerimize yazılmış olan değil mi?

Kurtulmalı insan yüklerinden. Kendini kör eden dünyalıklarından. Sonra okumalı tertemiz bir şekilde. Aklını kirleten arzularından, bencilliğinden arınarak inşallah.

Zümer Suresi

11- De ki: ‘Ben, dini yalnızca O’na halis kılarak Allaha ibadet etmekle emrolundum.’12- ‘Ve ben, teslimlerin ilki olmakla da emrolundum.’ 13- De ki: ‘Ben, Rabbime isyan ettiğim takdirde, büyük bir günün azabından korkarım.’ 14- De ki: ‘Ben dinimi yalnızca O’na halis kılarak Allaha ibadet ederim.’
15- ‘Siz, O’nun dışında dilediklerinize ibadet edin.’ De ki: ‘Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini, hem yakınlarını hüsrana uğratanlardır. Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın kendisidir.’ 16- Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. İşte Allah, kendi kullarını bununla tehdit edip-korkutuyor. Ey kullarım öyleyse Benden sakının.
17- Sınırtanımazlar’a kulluk etmekten kaçınan ve Allaha içten yönelenler ise; onlar için bir müjde vardır, öyleyse kullarıma müjde ver.

Sinan Yazıcı

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.